Boşanma Davası

Boşanma davası eşlerin evliliklerini yasal olarak noktalamaları için açmaları gereken dava türüdür. Medeni Kanun’a göre boşanma davası açılmaksızın evliliğin sonlanması mümkün değildir. Açılacak 2 farklı boşanma davası vardır. Bu davalar anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olarak ayrılmaktadır. Boşanma sürecinde tarafların hukuki sonuçlar üzerinde hemfikir olmaları durumunda anlaşmalı boşanma yapılabilirken (Kanunda belirlenmiş olan anlaşmalı boşanma şartlarının yerine getirilmiş olması durumunda) eşlerin boşanma konularından herhangi birisinde uzlaşma içerisinde olmamaları durumunda ise ancak çekişmeli boşanma yapılabilir.

 

 

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı boşanma davası, mevcut evlilikte eşlerin ikisinin de boşanma yönünde irade göstermesi ve boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde uzlaşması sonu açılan boşanma davası türüdür. Anlaşmalı boşanma gerçekleştirilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 3 şart aramaktadır. Birincisi eşlerin en az 1 yıl evli olmaları gerekir. 1 yıldan daha kısa süredir devam eden evliliklerde anlaşmalı boşanma yapılamaz. İkincisi eşlerin anlaşmalı boşanma gerçekleştirebilmeleri için boşanmanın tüm sonuçları üzerinde tek tek uzlaştıklarını ifade eden bir boşanma protokolü imzalamaları gerekir. Anlaşmalı boşanma protokolü imzalanmadan anlaşmalı boşanma yapılamaz. Üçüncü ve son anlaşmalı boşanma şartı ise tarafların her ikisinin de anlaşmalı boşanma davası duruşmasına katılmasıdır. Davalara katılmak anlaşmalı boşanma şartıdır ve hangi tarafında davaya katılmadığına göre dava uzayabilmekle birlikte anlaşmalı boşanma davasının reddi de söz konusu olabilmektedir.

 

Çekişmeli Boşanma Davası

Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma sürecinde her hangi bir konuda uzlaşma sağlayamamaları sonucunda açılacak boşanma davası türüdür. Boşanma sürecinde taraflar, direk olarak boşanma konusunda anlaşamayabilecekleri gibi, boşanmanın maddi ve manevi sonuçlarında da anlaşamayabilirler. Örneğin eşler boşanma sürecinde çocuğun velayeti, mal paylaşımının nasıl yapılacağı, nafaka ya da tazminat ödenip ödenmeyeceği gibi hususlarda anlaşamayabilirler. Bu noktada açılacak boşanma davası usul ve şekil yönünden çekişmeli boşanma olarak adlandırılmaktadır. Çekişmeli boşanma, anlaşmalı boşanma ile kıyaslandığında daha zor, uzun ve karmaşık bir süreçtir. Nitekim anlaşmalı boşanma davası tek celsede sonuçlandırılabilirken, çekişmeli boşanma davası ortalama 1 yıl sürecektir.

 

 

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanmak istiyorum diyen bireylerin bu süreçte davayı açmaları gereken görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerine boşanma davası açılabilir. Dava eşlerin son altı ay içerisinde birlikte ikamet ettikleri yerde bulunan mahkemeye açılır. Eşlerin altı aydan daha uzun bir süre farklı yerlerde ikamet etmesi durumunda boşanma davası, davalının bulunduğu yerde açılır. Boşanma davası nasıl açılır diye merak eden kişilerin davayı açabilmeleri için boşanma dilekçesi hazırlamaları gerekir. Hukuki anlamda eksik veya hatalı bir boşanma dilekçesi boşanma davasının reddine neden olabilir. O yüzden boşanma davası açılırken mutlaka uzman bir boşanma avukatı tarafından destek alınması önerilir.

 

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma davaları açılacak davanın niteliğine göre farklı sürelerde sonuçlanabilmektedir. En kısa sürede boşanmak isteniliyorsa eşlerin anlaşmalı boşanma yoluna gitmeleri gerekir. Anlaşmalı  boşanma davası ne kadar sürer diye merak edenler açısından boşanma avukatı ile açılacak anlaşmalı boşanma, tek celsede sonlandırılabilmektedir. Çekişmeli boşanma davaları ise 4 ile 6 celse arasında sürebilir. Bu da 10 ay ile 1 yıl gibi bir sürede denk gelecektir.

 

 

Boşanma Davası Reddedilirse Ne Olur? 

Boşanma davaları hukuki bir zeminde yürütülemez ise reddedilir. Boşanma davasının reddi gibi bir durumda bireyler aynı hukuki gerekçe ile 3 yıl boyunca boşanma davası açamaz. Örneğin şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan boşanma davası reddedilirse, davayı açan kişi 3 yıl içerisinde yeniden şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açamaz.

 

Boşanma Davalarında Velayet

Boşanma davası açacak kişilerin en fazla anlaşmazlık yaşadığı konu müşterek çocuğun velayetinin kime verileceğidir. Boşanma davalarında velayet kararı verilirken hakimler, çocuğun menfaati doğrultusunda karara hükmederler. Hangi tarafın çocuğa nasıl bir gelecek sağlayabileceği, anne şefkati, kardeşlerin bir arada yaşaması, çocuğun büyüyeceği ortam, çocuğun alacağı eğitim gibi bir çok husus boşanma davalarında velayet açısından belirleyici olacaktır.

 

Boşanma Davalarında Tazminat

Boşanma davalarında boşanmayı getiren olaylar üzerinde kusurlu olan kişi diğer tarafın talebi bulunması durumunda maddi ve manevi tazminat ödemektedir. Boşanma davalarında manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan kişinin diğer taraftan bu mağduriyetin giderilmesi amacıyla alacağı tazminattır. Maddi tazminat ise boşanma sonrası maddi anlamda hayat standardında bir düşme olacak kişinin, boşanmaya neden olan olaylarda karşı tarafın kusuru nedeniyle, hayatında oluşacak standart düşmesinin telafisi amaç edilir.

 

Boşanma Davalarında Nafaka

Boşanma davası sürerken ya da boşanma sonrası nafaka alınması mümkündür. Açılacak boşanma davası süresince alınabilecek nafaka türü tedbir nafakasıdr. Tedbir nafakası boşanma davası sürerken, maddi bir gelire sahip olmayan kişiye ödenen nafaka türüdür. Boşanma sonrası alınabilecek nafaka türleri ise iştirak nafakası (çocuk bakım nafakası) ve yoksulluk nafakası olmaktadır. İştirak nafakasında velayeti alan kişi karşı taraftan çocuğun yaşama giderlerini talep etmektedir. Çocuğun masraflarının karşılanması adına ödenecek olan iştirak nafakasında velayeti almak dışında başka bir şart bulunmaz. Yoksulluk nafakası almak isteyen kişiler açısından ise boşanmayı getiren olaylar üzerindeki kusur oranları nafaka miktarını belirlemektedir. Yoksulluk nafakası alınabilmesi için boşanmada karşı taraftan daha az kusura sahip olunması ya da kusursuz olunması gerekir.

 

Boşanmalarda Mal Paylaşımı

Mal paylaşımı, bulunulan mal rejimine göre yapılır. 2002 yılında yürürlüğe giren yasaya göre artık eşler aksi bir mal rejimi seçmedikleri sürece edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olmaktadır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik içerisinde alınan her malda iki taraf da hak sahibidir. Kişisel mal olmamak kaydıyla alınan mallarda iki tarafında hakkı vardır. Burada kişisel maldan kasıt saat, kolye.. gibi kişiye özel olan mallardır. Edinilmiş mallara katılma rejimi yürürlüğe girmeden önce ise mal ayrılığı rejimi bulunmakta idi. 2002 yılında önce evlenmiş olan kişiler mal ayrılığı rejimine tabidir. Buna göre 2002 yılından önce yapılan evliliklerde 2002 yılına kadar alınmış olan mallar alan kişiye aittir.

 

*Ülkemizde taraflar anlaşmış olsalar dahi boşanmalarına yetkili ve görevli bir mahkemece karar verilmedikten sonra boşanma işlemi gerçekleşmez. Evliliğin sona ermesi, ölüm dışında ancak açılacak bir boşanma davası sonucu mahkeme kararıyla mümkündür.
*Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
*Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Kişinin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
*Boşanma davalarında görevli mahkeme, aile mahkemesidir.
Boşanma davalarında aşağıdabelirtilen kurallar ile birlikte ve ayrıca saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır:
1-) Hakim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.
2-) Hakim, bu olgular hakkında gerek resen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.
3-) Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz.
4-) Hakim, kanıtları serbestçe takdir eder.
5-) Boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
6-) Hakim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılması kararı verebilir.
*Boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; fakat, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlarsa, istem üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.
-Boşanma gerekçeleri olarak 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda mutlak boşanma nedenleri tek tek sayılmıştır. Mutlak boşanma nedenleri şunlardır:
1-) Zina : (Zina, Aldatma Nedeniyle Boşanma)
Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden eşin dava hakkı yoktur.
2-) Hayata Kast, Pek Fena Muamele :
Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden eşin dava hakkı yoktur.
3-)Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Yaşam Sürme :
Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir
4-)Terk : (Terk Nedeniyle Boşanma)
Eşlerden biri evi terk ederse, terk edilen eş noter veya hakim tarafından gönderilecek bir ihtarname ile eve dönmeye davet edilir. Eş bu duruma rağmen iki ay içersinde evine dönmeze, terk edilen eş boşanma davası açabilir.
5-)Akıl Hastalığı :
Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek şartıyla bu eş boşanma davası açabilir.
*Mutlak Boşanma nedenleri dışında nisbi boşanma nedeni olarak da evlilik birliğinin temelinden sarsılması gösterilmektedir. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
*Evlilik en az 1 yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte boşanma dilekçesi vermeleri halinde ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Anlaşmalı boşanma ve eşlerin birlikte verdikleri anlaşmalı boşanma dilekçesi gerekli hususları içermelidir.
*Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.
*Davaya bakan hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
*Eşler hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmaları uygun bulunmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığının takdiri gerekir.
*Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi delil toplanmadan karar verilemez. Bu gibi hallerde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde deliller toplanıp değerlendirme yapılmalıdır., tarafların her konuda anlaşıp bir televizyon ya da çamaşır makinesi gibi konuda anlaşamamış ve bu nedenle anlaşmalı boşanma davasının reddedilmesidir.

Boşanma Davasında İspat

Boşanma davalarında taraflar iddialarını her türlü delille ispatlanabilirler. Tanık, fotoğraflar, kredi kartı ekstreleri, pasaport (yurtdışına giriş çıkış tarihleri açısından) şahsi cep telefonu, bilgisayar kayıtları, güvenlik kamerası kayıtları bu delillerin en sık kullanılanlarıdır.

Boşanma Davasının Reddi

*Çekişmeli boşanma davasında taraflar davaslarını ispat edemezler ve dava reddedilirse, aynı nedenlerle tekrar boşanma davası açılamaz. Eşler tekrar bir araya gelmezlerse boşanma davasının reddi kararından itibaren üç yıl geçmedikçe yeniden boşanma davası açılamaz.

Boşanma Sonrası Kadının Bekleme Süresi

Mahkeme kararıyla boşanan kadının üçyüz gün bekleme süresi vardır ve bu süre dolmadan kadın evlenemez. Boşanmadan sonra derhal evlenmek isteyen kadın, koşulları uygunsa bir dava açarak bu bekleme süresinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>